Bir doğa harikasını harika yapan şey büyüklüğünden çok, oluşumunun arkasındaki zaman ölçeğidir. Colorado Nehri'nin bir kayayı 1.800 metre derinliğe oyması, bir mercan kolonisinin 2.300 kilometrelik bir set örmesi ya da bir volkanın tek bir çiftçinin gözü önünde doğması, gezegenin sürekli iş başında olduğunu hatırlatır. İnsanın bu manzaralara duyduğu hayranlık, aslında kendi kısa ömrünü jeolojik zamanla yan yana koyma denemesidir.
Doğa harikalarını sıralama fikri de yeni değil. 1997'de CNN, uzman görüşlerine dayanarak "Dünyanın Yedi Doğa Harikası" listesini derledi. 2007-2011 arasında ise İsviçre merkezli New7Wonders vakfı küresel bir internet ve telefon oylaması düzenledi; yüz milyonlarca oyun ardından 2011'de "Yeni 7 Doğa Harikası" açıklandı. İki liste birbirini dışlamaz; ilki uzman seçkisi, ikincisi halk oylamasıdır. Aşağıda her iki listeyi ve onların dışında kalan birkaç olağanüstü örneği ayrı ayrı ele alıyorum.
Klasik Yedi Harika
Büyük Kanyon, Arizona'da 446 kilometre boyunca uzanan, kimi yerde 29 kilometre genişleyen ve 1.800 metreye varan derinliğiyle Colorado Nehri'nin milyonlarca yıllık işidir. Duvarlardaki her renk şeridi ayrı bir jeolojik dönemi işaret eder; en dipteki Vişnu Şisti yaklaşık 1,8-2 milyar yıl öncesine, Dünya'nın en eski kaya katmanlarından birine uzanır. Grand Canyon Ulusal Parkı yılda ortalama altı milyon ziyaretçi ağırlar; yürüyüş parkurları, katır turları, rafting ve batı kenarındaki Skywalk cam köprüsü en bilinen etkinliklerdir.

Avustralya'nın kuzeydoğu kıyısındaki Büyük Set Resifi, canlıların inşa ettiği en büyük yapıdır. Queensland kıyısı boyunca 2.300 kilometre uzanır, 344.000 kilometrekarelik bir alanı kaplar ve 2.900 ayrı resif ile 900 adadan oluşur. Barındırdığı yaşam listesi tek başına bir doğa ansiklopedisi gibidir: 1.500'den fazla balık türü, 400 mercan türü, altı deniz kaplumbağası türü ve düzinelerce balina, yunus ve köpekbalığı. Bugün gördüğümüz resif 6.000-8.000 yaşında olsa da temeli yarım milyon yıldan eskidir. Zengin biyoçeşitliliği ve bilimsel değeri nedeniyle 1981'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı.
Zambiya ile Zimbabve sınırındaki Victoria Şelalesi, yerli dilde "Mosi-oa-Tunya" yani "gürleyen duman" olarak anılır. 1.708 metre genişliği ve 108 metre yüksekliğiyle dünyanın en geniş kesintisiz su perdesini oluşturur. Yağış mevsiminde saniyede bin metreküpü aşan debisi, 400 metreye yükselen ve 50 kilometreden görülebilen bir su buharı bulutu yaratır. Eylül-Aralık arası su seviyesi düştüğünde şelalenin tam kenarındaki doğal "Şeytanın Havuzu"nda yüzmek mümkün olur. Şelale 1989'da Dünya Mirası ilan edildi.
Nepal-Tibet sınırındaki Everest, 2020 ölçümüyle 8.849 metre yükselerek Dünya'nın en yüksek kara noktasıdır. Tibetçe "Chomolungma", Nepalce "Sagarmatha" adlarını taşır. Zirveye ilk çıkış 29 Mayıs 1953'te Edmund Hillary ve Tenzing Norgay tarafından gerçekleştirildi. 8.000 metrenin üstündeki "ölüm bölgesi"nde oksijen o kadar seyrektir ki tırmanıcıların çoğu ek tüp kullanır. Bugün dağın gündemi tırmanıştan çok kalabalık, çöp ve hızla eriyen buzullar; çevre kirliliği ve iklim değişikliği en yüksek tepeyi bile etkiliyor.
Listenin en öngörülemez üyesi Kuzey Işıkları'dır. Güneşten kopan enerjili parçacıklar Dünya'nın manyetik alanına çarpıp atmosferdeki oksijen ve azot atomlarını uyarınca ortaya çıkan yeşil, kırmızı ve mor bantlar, kutup çevresinde Eylül-Mart arası karanlık ve bulutsuz gecelerde görülür. Norveç'te Tromsø ve Lofoten, İzlanda, Finlandiya'da Laponya, İsveç'te Abisko, Kanada'da Yellowknife ve Alaska en gözde noktalardır. Ne var ki görüntü garanti değildir; güneş aktivitesine ve havaya bağlıdır. Klasik listeyi Rio de Janeiro'nun Guanabara Körfezi ile Meksika'nın Paricutin volkanı tamamlar. Paricutin, 20 Şubat 1943'te bir çiftçinin mısır tarlasında yarıktan yükselmeye başladı, ilk yılında 336 metreye çıktı, 1952'de sustu ve bilim insanlarına bir volkanın tüm yaşam döngüsünü baştan sona izleme fırsatı verdi.
Yeni Yedi Harika: Halkın Seçimi
New7Wonders oylamasında 220 ülkeden 440'tan fazla aday yarıştı. Kazananların başında Güney Amerika'yı boydan boya kesen Amazon geliyor. 5,5 milyon kilometrekarelik yağmur ormanı dokuz ülkeye yayılır, 390 milyardan fazla ağaç ile 16.000'i aşkın hayvan türüne ev sahipliği yapar. Amazon Nehri, Atlantik'e saniyede yaklaşık 209.000 metreküp su boşaltarak hacimce dünyanın en büyük nehri olur. Ormansızlaşma, madencilik ve tarımsal genişleme bu devi sürekli tehdit altında tutuyor.

Vietnam'ın kuzeyindeki Ha Long Körfezi, adını "inen ejderha"dan alır ve Tonkin Körfezi'nde 1.600'ü aşkın kireçtaşı adacığı ile karst kayalığı barındırır. Bu formasyonlar 500 milyon yıllık bir jeolojik geçmişin ürünüdür ve 1994'te Dünya Mirası ilan edilmiştir. Arjantin-Brezilya sınırındaki Iguazu ise 275 ayrı şelaleden oluşan, 2.700 metre genişliğinde bir su duvarıdır; en büyük bölümü "Şeytanın Boğazı" adıyla anılır. Sık yapılan bir karşılaştırma Iguazu'yu iyi özetler: Victoria'dan daha geniş, Niagara'dan daha yüksektir.
Listenin geri kalanı üç kıtaya yayılır. Güney Kore'nin volkanik Jeju Adası, 1.950 metrelik Hallasan Dağı ve zirvesindeki krater gölüyle Dünya Mirası, Biyosfer Rezervi ve Küresel Jeopark unvanlarını birden taşır. Endonezya'nın Komodo Adası, üç metreye ve 70 kilograma ulaşabilen, yalnızca birkaç adada yaşayan yaklaşık 3.000 Komodo ejderine ev sahipliği yapar. Filipinler'de Palawan'daki Puerto Princesa Yeraltı Nehri, doğrudan denize dökülen 8,2 kilometrelik seyredilebilir bir yeraltı su yolu sunar. Güney Afrika'da Cape Town'un üzerinde yükselen 1.085 metrelik Masa Dağı ise 600 milyon yaşıyla gezegenin en eski dağlarından biridir; bulutların düz zirvede toplanıp aşağı sarkmasına yörenin halkı "masa örtüsü" der.
Listelere Girmeyen Doğa Anıtları
Her iki liste de eksiktir, çünkü Dünya çok fazla harika üretmiştir. Vietnam'daki Son Doong, 200 metre yüksekliğe ve 150 metre genişliğe ulaşan geçitleriyle bilinen en büyük mağaradır; ABD'deki Mammoth Cave ise 650 kilometreyi aşan koridorlarıyla en uzun mağara sistemidir. Çöller kendi başına bir kategori oluşturur: Sahra dokuz milyon kilometrekareyle en büyük sıcak çöl, Namibya'daki Namib 55-80 milyon yaşıyla en eski çöl, Şili'deki Atacama ise yağış neredeyse hiç görülmediği için en kuru yerdir ve bu kuruluk onu dünyanın en iyi gökyüzü gözlem noktalarından biri yapar.
Su kütleleri de çarpıcıdır. Sibirya'daki Baykal Gölü 1.642 metre derinliğiyle en derin ve en eski göldür; tek başına gezegenin donmamış tatlı su rezervinin yaklaşık beşte birini tutar. Ölü Deniz, deniz seviyesinin 430 metre altındaki kıyısıyla kuru karanın en alçak noktasıdır ve yüksek tuz oranı yüzmeyi imkânsız kılıp yüzeyde yatmaya çevirir. Hırvatistan'daki Plitvice, birbirine dökülen 16 basamaklı göl-şelale dizisiyle bir Dünya Mirası'dır. ABD'de Yellowstone dev bir kalderanın üzerinde oturur ve gayzerleriyle yeraltındaki ısıyı yüzeye taşır.
Baskı Altındaki Miras
Bu manzaraların ortak sorunu aynıdır: insan baskısı. İklim değişikliği buzulları eritiyor, deniz sıcaklığı yükseldikçe Büyük Set Resifi ardı ardına ağarma dalgaları yaşıyor, aşırı turizm hassas ekosistemleri yıpratıyor, plastik ve kimyasal atık su yollarını kirletiyor. UNESCO Dünya Mirası statüsü bu alanlara uluslararası koruma sağlar; 2024 itibarıyla listede 1.199 alan bulunur ve bunların 227'si doğal miras sitesidir.

Bu harikaları görmek isteyenler için pratik bir yaklaşım, ziyaretin kendisini korumanın parçası hâline getirmektir: ziyaretçi kotalarına uymak, yerel rehber ve işletmeleri tercih ederek geliri bölgede tutmak, işaretli parkurların dışına çıkmamak ve arkada iz bırakmamak. Grand Canyon'un iki milyar yıllık katmanları ya da Baykal'ın kilometrelerce derinliği, bir insan ömrüne sığmayacak kadar uzun bir sürede oluştu. Onları gelecek kuşaklara aynı hâlde devretmek, jeolojik zamanın karşısında insanın verebileceği en anlamlı yanıt.

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!